Kumru Tanıtım ve Haber Portalı
Anasayfa Haber Ara Foto Galeri Videolar Anketler Müzik Dinle Sitene Ekle Tollbar İletişim RSS

MENÜ

KUMRU

EN SON HABER

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SİTEMİZİ BEĞENİN

'Haset' Denilen Hastalık

Gamze İSTEKLİ

14 Aralık 2018, 20:16

Gamze İSTEKLİ

Ademoğlunun yeryüzüne intikalinden bu yana varolagelen hasletlerden biri de hasetir, kıskançlıktır. Haset ile kıskançlık aslında pek çok dilde aynı manâlara gelir. Benim kanaatim, aralarında çok ince nüanslar olmasından yanadır. Haset bir insanın elindeki nimet ve imkanın yok olmasını istemektir.

Çoğu zaman iki kişi arasında gerçekleşmek ile birlikte her zaman ve mekânda zuhur edebilir. Çünkü haset etmek ve hasede maruz kalmak insanoğlunun yapısı gereği engellenemez bir durumdur. Haset, Allah'ın masum tuttuğu kimseler (peygamberler) hariç her insanda belli ölçüde bulunabilir. Cazip olan herşeye haset duyulabildiği gibi insanda doymak bilmeyen nefis sebebiyle de hasetçilik kaçınılmaz bir hal olabilir.

Şeytanın, Hz. Adem'e olan hasedi, ateşten yaratılmış olmanın verdiği kibir ile birleşip onu isyana sürüklemişti. O halde şunu ifade edebiliriz ki, haset Allah'a karşı ilk isyan hadisesinde kibir ile yakından ilişkilidir. Gerek geçmişten gerek günümüzden birçok kıssa aktarabiliriz konu ile ilgili. Bu meyanda Hz. Yusuf'u kuyuya atan kardeşlerinin hasedi bahsedilmeden geçilemez elbette. Peki ya kaçınılmaz helâke rağmen Kârun'un hasedine ne demeli ?...

Kârun ibadetine düşkün, kaviminin selameti için çalışan bilgili biri iken (rivayetlere göre) amcasıoğlu Hz. Musa'ya duyduğu kıskançlık duygusundan dolayı helâke uğramıştı. Allah ona birçok mal vermişti hatta sahip olduğu hazinelerin anahtarlarını taşımak bir topluluğa ağır gelirdi. Lakin Kârun'un gözü hep Musa (a.s)’da ve onun sahip olduğu itibarda idi. Bu uğurda her hileyi göze alarak zengin olmuştu. Şeytan içindeki haset duygusuna galip gelmiş ve Kârun'un gerçek mülkün sahibini unutmasına neden olmuştu. Kendisine edilen nasihatleri dinlemeyen Kârun bambaşka bir kişiliğe bürünmüştü. Sonra ne oldu ? Yer gök şiddetli bir gürültü ile sarsıldı! Yer yarıldı ve Kârun’u içine alarak yok etti. Allah’ın gazabına uğradı. (Ankebut Suresi, 29/39).

Hepimizin bildiği bir deyiş vardır; "Bir elmayı kurtlar nasıl içten içe yer bitirir ise haset ve kıskançlık da insanı öylece yer bitirir." İşte Kârun’u bitiren de içindeki haset kurdu idi. Geçmişte olduğu ve herhalükârda olabilen haset hastalığının temelinde ne vardır ? Bu duygu neden kaynaklanıyor olabilir ? Bunun birçok sebebi olmakla birlikte ben bu konuda ‘kanaat’ kavramına değinmek isterim.

Açıkçası, fıtrat haricinde, haset kavramının kanaat kavramı ile ilintili olduğunu düşünüyorum. Şu halde kanaat nedir ? Arapça kökenli kanaat kelimesi "kani" fiilinin mastarıdır. Türk Dil Kurumu’na göre; elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, fazlasını istememe gibi manalara gelir. Bir bakıma kişinin hayattan memnun olma halidir. Haset ile kanaat arasında bağlantı kurmam şu fikrimden dolayıdır. "Bir kimse hayatından memnun ise başkalarının hayatına özenmez, ulaşamayacağı şeylere el ve dil uzatmaz." Lakin kanaatimce toplumda kimileri kanaati unuttu. Günümüz toplumlarını esir alan tüketim (seküler yaşam biçimi) çarkı içinde kendimizi hep daha fazlasını isterken bulduk, hep bir gözümüz başkasının malında mülkünde kaldı. "İnsanoğlunun gözünü toprak doyurur" ifadesi, yazık ki, adeta gerçekliğe büründü.

Büyüklerimin anlattıklarından hafızamda kalan manzara şöyle betimlenebilir: Eskiden yoksulluk vardı ama insanlar arasında muhabbet vardı. Kimse kimsenin eşyasına göz dikmezdi. Elbette ki, haset, kardeşler, akrabalar, komşular arasında çeşitli sebeplerden dolayı zuhur etse de Anadolu insanının ahlakı bir başka idi. En kötü ihtimalle esasında kıskanılacak bir malı mülkü de yoktu... Büyükannem, irfanı yerinde bir Anadolu kadını olarak, terzilik konusunda epey maharetli imiş. Köyün hemen bütün çocuklarının ‘karalık’ denilen okul önlüklerini dikermiş. Bu işten hiçbir karşılık da almazmış. İlkokul çocuklarının kitap çantaları ise icabında çuvaldan yapılırmış. Kitaplar ise gazete kağıtları ile kaplanırmış. Okula nevale olarak (mısır) ekmeği, yağ, şeker götürülürmüş. Şayet para varsa helvayı da katır ederlermiş. Okul dönüşü mahalle çocukları köye yakın yerlere oynamaya giderlermiş. Basit düzeneklerle hazırlanmış türlü çeşit oyunlar ve oyuncaklar…

Toparlayacak olursak, anlatmak istediğim de bu aslında. Bizde var olan haset duygusu kanaatsizlik ile birleşti. Elimizdeki yetmedi veya çevremizde daha iyisini görüp kıskanıp daha fazlasını ister olduk. Yukarıda dile getirildiği üzere, tekdüze bir okul kıyafetinden her dönem değişen o amblemli son model lüks formalar içinde paylaşmayı bilmeyen çocuklarımız oldu. Çuval çantaya razı gelip mektep yollarına düşen nesilden neden eşyalarım arkadaşlarından daha güzel değil diyen bir nesil zuhur etti. Burada şunu belirtmek gerek ki, komşumuzun başarısını, mal mülkünü, evladını kıskandıkça, haset ettikçe eldeki ile yetinmeyip kendi kendimizi umutsuzluğa sürükledikçe, böyle nesiller yetişmeye devam eder.

Velhasıl şeytanın insana adeta bir oyunu olan hasedi içimizden atamasak da dizginlemeyi bilmeli ve elimizdeki ile mutlu olmayı denemeliyiz. Birer mümin olarak şu hadisi kendimize şiar edinmekte fayda vardır. "Sizden biri mal ve yaratılışça kendisinden üstün olana bakınca, nazarını bir de kendisinden aşağıda olana çevirsin." Böylece insan az ile mutlu olur, fazlasına sahip olana da haset etmez.

Bu makale 2659 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

YAZARLAR

Tadı Damağımızda Kalan Yemeklerimiz07 Mart 2019

TERÖRÜ LANETLİYOURUZ

  
 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

HAYDİ SOHBET EDELİM

SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ
İSTATİSTİKLER

İSTATİSTİK

 Sitemizde 13 kategori, 2212  haber bulunmaktadır.

 Bu haberler toplam 12333436  defa okunmuş ve 2753 yorum yazılmıştır.

 

REKLAM ALANI

Kumruluyuz.biz Kumrukent.com © 2005 Tüm Hakları Saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Kumruluyuz.biz & Kumruluyuz.com ve Kumrukent.com un© 2005 Her Hakkı Saklıdır. www.Kumruluyuz.biz , www.Kumruluyuz.com ve www.Kumrukent.com  un hiç bir kişi, kurum ve kuruluşla bağlantısı yoktur. Tamamen kişisel bir sitedir. Web sitemizin dışında farklı siteler kaynak gösterilerek yayınlanan haber ve içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz. Web sitemizde yayınlanan Köşe Yazıları, Makaleler ve Yorumlardan Yazarların kendileri sorumlu olup; içeriklerinden Sitemiz sorumlu tutulamaz.  Sitemizde yayınlanan içerikler izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Destek & Bilgi: admin@kumruluyuz.biz | Yazılım: Mydesign| Bu Site En İyi (Tüm Tarayıcılarla) 1024*768 Çözünürlükte Görüntülenir.

Altyapı: MyDesign